Uzm. Psk. Yasemin MERİÇ KAZDAL

Uzm. Psk. Yasemin  MERİÇ KAZDAL
Teyit edilmiştir.
Bağlantıma Ekle Takip Et Teşekkür Gönder

Branşı

Psikoloji

İl / İlçe

İstanbul / Beşiktaş

Meslek Grubu

Psikolog

Üyelik Tarihi

29.11.2006

Son Giriş Tarihi

09.05.2014 20:23:02

Aile içi etkili iletişim
Toplam Okunma : 7049 kez okundu.

Aile içi iletişim; en temel tanımı ile aile üyelerinin birbirlerine sözel ve sözel olmayan davranışları ile verdikleri tepkileri, mesajları kapsar. Bu iletişim doğru bir şekilde sağlandığında da, insanlar karşısındakinin duygu ve düşüncelerini anlayabilir hale gelir. Bu nedenle, etkili iletişim sadece kendini ifade etmekten değil, aynı zamanda söylenenleri de dinleyebilmekten geçer.
Etkili iletişim, aile üyelerinin birbirlerine karşı hissettikleri olumlu duyguları olduğu farklılıkları da ifade edebilecekleri özgür bir ortam yaratılmasını sağlar. Duygu ve düşüncelerini açık ve dürüst bir şekilde dile getirebilen aile üyeleri kimi zaman “çözülemez” gibi görünen problemleri de çözebilme şansına sahip olur. Açık ve dürüst bir iletişimi sağlayamayan aileler ise, problem çözümlerinde başarısız olmakta, aile içinde zayıf duygusal bağ, samimiyet eksikliği oluşmaktadır. Uzun vadede ise zayıf iletişim; aile üyelerinin ayrı yaşaması, ebeveynlerin boşanması ve çocuklarda artan uyum ve davranış problemleri ile sonuçlanmaktadır.
Ailelerin Etkili Bir İletişim Kurmak İçin Ne Yapması Gerekir?
  • Yapılan araştırmalar aile içi iletişimde yaşanan sorunlardan bir tanesinin de, aile üyelerinin birbirlerine yeterince zaman ayıramaması olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, etkili bir iletişim kurmanın temel prensiplerinden biri de iletişimi sıklaştırmaktır.
  • Sağlıklı bir aile içi iletişim için açık ve doğrudan iletişim kurun. Ne istediğinizi, ne beklediğinizi, sizi üzen ya da sevindiren şeyi, direkt olarak ilgili kişiye iletin. “Ev işlerinde üzerine düşen sorumluluğu almadığını düşünüyorum ve bana daha çok yardımcı olmanı istiyorum” gibi.
  • Sadece kendi istek ve beklentilerinizi anlatmayın, karşı tarafın da ilettiği mesajları dikkatli bir şekilde dinleyin. Size aktarılan mesajı doğru bir şekilde anladığınızdan emin olun, bunu “seni doğru bir şekilde anladıysam ……………..?” , “Burada kastettiğin ………………?” gibi cümlelerle tasdikleyin.
  • İletişim kurmakta olduğunuz kişinin yaşını ve olgunluk düzeyini asla unutmayın. Küçük bir çocuğun sizi bir yetişkin gibi anlamasını beklemeyin. Eğer çocuğunuzla bir şeyler konuşuyorsanız, bunu mutlaka onun anlayabileceği dilden yapın.
  • İletişim kurarken asla yüz ifadelerini ve beden hareketlerini göz ardı etmeyin. Bazen söylenenlerle, bedenen iletilenler birbirini tutmayabilir. Örneğin; kişi sözel olarak “problem yok” derken tavır ve davranışlarından, yüz ifadesinden bir şeylerin yolunda gitmediğini fark edebilirsiniz.
  • Sorunun ne olduğunu belirlemek elbette önemlidir ancak bunu yaparken olumlu şeylere odaklanın, tartışma sırasında amacınız haklıyı, haksızı ayırt etmek değil, sorunu çözmek olsun.
  • Bütün çocukların ilgi çekmek istediklerini unutmayın. Çocuklar eğer olumlu davranışları ile ilgiyi üzerlerine çekemezlerse, olumsuz davranışlarla bu ilgiyi kazanmaya çalışacaklardır. Bu nedenle, bir çocuğu olumlu davranışlara sevk etmenin en kolay yolu, iyi/doğru şeyler yaptığı zaman onunla ilgilenmektir.
  • Aile içerisinde kurallarınızı bir defa koyduğunuz zaman, bunların nedenlerini çocuğunuza anlatın ve kurallarınızı değiştirmeyin.
  • Çocuklar arasındaki tartışmaları kendi başarısızlığınız olarak görmeyin. Bu onların büyüme süreçlerinin bir parçasıdır, bu nedenle, biri fiziksel olarak zarar görmedikçe tartışmaların dışında kalın. Ancak “şiddet yok” kuralını da iyice öğrenmelerini sağlayın.
  • Ne olursa olsun çocuğunuzu etiketlemeyin. Bu etiket olumlu da olsa, olumsuz da olsa çocuk üzerinde belli belirsiz bir baskıya sahip olduğunu unutmayın.
  • Çocukları kendi aralarında kıyaslamayın. “Sen niye Ali gibi düzenli olamıyorsun?” gibi cümlelerin çocukta kin gibi olumsuz duygular uyandırabileceğini hatırlayın.
  • Kendi kızgınlığınızı kontrol edin, çocuğunuzu öfke ile terbiye etmeyin.
  • Çocuğunuzu koşulsuz olarak sevin, “Böyle yaparsan senin annen/baban olmayacağım” gibi cümlelerden kaçının. Kuralları koyarken kesin, tutarlı ancak yumuşak bir tavır içerisinde olmaya özen gösterin.
  • Çocuklar uzun sürede elde edebilecekleri kazanç ve ödüller için yeterince sabırlı değillerdir, bu nedenle bu gibi zamanlarda sık sık motive edilmeye ve cesaretlendirilmeye ihtiyaç duyacaklardır.
  • Çocuğunuz için her zaman bir model işlevi gördüğünüzü unutmayın, bu nedenle kendinizin güçlü ve zayıf yanlarını onunla tartışmaktan çekinmeyin.
  • Doğru davranışları öğrenmesini kolaylaştırmak için çocuğunuzun çevresinde ona örnek olabilecek olumlu karakterlerin olmasına dikkat edin (öğretmeni, bir arkadaşının annesi, yaşça kendisinden büyük biri gibi). Çocuğunuzun bu kişi ile kurduğu ilişkileri de destekleyin.
Facebook Yorumları
İlginizi çekebilecek Sorular