Doktorsitesi.com

The relationship between uric acid and erectile dysfunction in hypertensive subjects

Prof. Dr. Şeref Ulucan
Prof. Dr. Şeref Ulucan
10 Ocak 2023211 görüntülenme
Randevu Al
ackground. Endothelial dysfunction plays a major role in erectile dysfunction (ED). Uric acid (UA) is a marker of endothelial dysfunction. We hypothesized that increased UA levels may be associated with ED and aimed to investigate whether there is a relationship between, UA and ED in hypertensive patients. Methods. A total of 200 hypertensive patients who have a normal treadmill exercise test were divided into two groups based on the Sexual Health Inventory for Men (SHIM) test (< 21 defined as ED n = 110, and ≥ 21 defined as normal erectile function n = 90). The differences between the ED and normal erectile function groups were compared and determinants of ED were analyzed. Main results. The prevalence of ED was found to be 55.0%. Office blood pressure level was comparable between groups. UA levels were significantly increased in the ED group (6.20 ± 1.56 vs 5.44 ± 1.32, p = 0.01). In a regression model, age [odds ratio (95% confidence interval): 1.08 (1.04–1.14), p = 0.001], smoking [odds ratio: 2.33 (1.04–5.20), p = 0.04] and UA [odds ratio: 1.76 (1.28–2.41), p = 0.04] were independent determinants of ED. An UA level of > 5.2 mg/dl had 76.2% sensitivity, 43.7% specificity, 62.9% positive and 59.4% negative predictive value for determining ED. Conclusion. UA is an independent determinant of ED irrespective of blood pressure control and questioning erectile function for hypertensive patients with increased UA levels may be recommended.
The relationship between uric acid and erectile dysfunction in hypertensive subjects
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Endotelyal Disfonksiyon ve Sertleşme Sorunu İlişkisi

Endotelyal disfonksiyon, sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon - ED) gelişiminde kritik bir rol oynamaktadır ve ürik asit (UA) bu durumun biyokimyasal bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Bu bilimsel çalışma, hipertansiyon hastalarında artan ürik asit seviyelerinin ED ile doğrudan bir ilişkisi olup olmadığını saptamak amacıyla gerçekleştirilmiştir.

Araştırma Yöntemi ve Hasta Grupları

Çalışma kapsamında, treadmill egzersiz testi normal sonuçlanan toplam 200 hipertansiyon hastası analiz edilmiştir. Katılımcılar, Erkek Cinsel Sağlık Envanteri (SHIM) test sonuçlarına göre iki ana gruba ayrılmıştır:

  • ED Grubu: SHIM skoru 21'den düşük olan 110 hasta.
  • Normal Grup: SHIM skoru 21 ve üzeri olan 90 hasta.

Araştırma süresince her iki grup arasındaki farklar karşılaştırılmış ve sertleşme sorununun temel belirleyicileri detaylıca analiz edilmiştir.

Araştırma Bulguları ve İstatistiksel Veriler

Yapılan incelemeler sonucunda, hipertansiyon hastalarında ED prevalansı %55 olarak saptanmıştır. Gruplar arasında ofis kan basıncı seviyeleri benzerlik gösterirken, ürik asit seviyeleri ED grubunda anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (6.20 ± 1.56'ya karşı 5.44 ± 1.32, p = 0.01).

Regresyon modeline göre ED üzerinde etkili olan bağımsız risk faktörleri şunlardır:

Risk FaktörüOdds Oranı (%95 Güven Aralığı)P Değeri
Yaş1.08 (1.04–1.14)0.001
Sigara Kullanımı2.33 (1.04–5.20)0.04
Ürik Asit (UA)1.76 (1.28–2.41)0.04

Ürik Asit Değerlerinin Tanısal Gücü

Araştırma verileri, 5.2 mg/dl üzerindeki ürik asit seviyelerinin sertleşme sorununu belirlemede önemli bir eşik olduğunu ortaya koymuştur. Bu değerin istatistiksel performansı şu şekildedir:

  1. Hassasiyet (Sensitivite): %76.2
  2. Özgüllük (Spesifite): %43.7
  3. Pozitif Öngörü Değeri: %62.9
  4. Negatif Öngörü Değeri: %59.4

Sonuç ve Klinik Değerlendirme

Ürik asit, kan basıncı kontrolünden bağımsız olarak sertleşme sorununun bağımsız bir belirleyicisidir. Bu bulgular ışığında, ürik asit seviyeleri yüksek seyreden hipertansiyon hastalarında erektil fonksiyonların klinik olarak sorgulanması ve takip edilmesi önerilmektedir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Şeref Ulucan

Prof. Dr. Şeref Ulucan

Porf Dr. Şeref ULUCAN, 15 Eylül 1968 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak 1993 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde  yapmış ve 1997 yılında Kardiyoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.