Efficacy of intralesional recombinant human epidermal growth factor in chronic diabetic foot ulcers

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Diyabetik Ayak Ülserlerinde Yenilikçi Bir Yaklaşım: İntralezyonal EGF Tedavisi
Diyabetik ayak ülserleri (DAÜ), diyabet hastalarının yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen, tedavisi karmaşık ve yüksek maliyetli bir komplikasyondur. Dünya genelinde diyabetli popülasyonun yaklaşık %20'si ayak problemleri yaşarken, %5-10'luk bir kesimde aktif ayak ülserleri görülmektedir. Bu kronik yaralar, nöropati, yüksek plantar basınç ve zayıf glisemik kontrol gibi faktörler nedeniyle iyileşmeye karşı dirençlidir ve sıklıkla travmatik olmayan alt ekstremite amputasyonlarının temel nedenidir.
Bu çalışmanın temel amacı, kronik diyabetik ayak ülserlerinde Heberprot-P (intralezyonal epidermal büyüme faktörü - hEGF) uygulamasının tam yara kapanması üzerindeki klinik etkilerini ve güvenilirliğini değerlendirmektir.
Çalışma Metodolojisi ve Hasta Seçimi
Araştırma kapsamında, 4 haftadan uzun süredir devam eden tam kat alt ekstremite ülseri bulunan 17 diyabetik hasta incelenmiştir. Hastaların seçiminde ve tedavi sürecinde aşağıdaki kriterler ve yöntemler uygulanmıştır:
- Hasta Profili: Ortalama ülser boyutu 15.5 ± 7.5 cm² olan, Wagner Sınıflandırmasına göre Evre I ve II düzeyindeki hastalar.
- Uygulama Protokolü: Haftada üç kez, tam yara iyileşmesi sağlanana kadar 75 mg Heberprot-P intralezyonal (yara içi) olarak enjekte edilmiştir.
- Destekleyici Tedaviler: Standart yara bakımı, nekrotik doku debridmanı, enfeksiyon kontrolü için antibiyotik kullanımı ve metabolik kontrol (insülin/oral hipoglisemikler) eş zamanlı olarak yürütülmüştür.
- Dışlama Kriterleri: HbA1c düzeyi %12'den yüksek olanlar, Evre III ve üzeri ülserler, böbrek yetmezliği ve malignitesi olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır.
Klinik Bulgular ve Başarı Oranları
Tedavi sonuçları, intralezyonal EGF uygulamasının kronik yaraların iyileşme sürecini önemli ölçüde hızlandırdığını göstermiştir. Elde edilen veriler şu şekildedir:
| Parametre | Sonuç |
|---|---|
| Tam Granülasyon Yanıtı | Tüm hastalarda (%100) sağlandı |
| Ortalama Granülasyon Süresi | 32.4 ± 6.6 gün |
| Tam Yara Kapanma Oranı | 16 vaka (%94.1) |
| Ortalama Tam Kapanma Süresi | 53.1 ± 4.7 gün |
| Amputasyon Gereksinimi | Hiçbir vakada gerekmedi (%0) |
| 1 Yıllık Takipte Nüks | Sadece 1 hasta |
Güvenlik Profili ve Yan Etkiler
Tedavi süresince gözlemlenen yan etkiler genellikle hafif ve orta şiddetli düzeyde kalmıştır. En sık karşılaşılan advers olaylar şunlardır:
- Uygulama bölgesinde yanma hissi ve ağrı
- Titreme ve üşüme nöbetleri
- Lokal enfeksiyon belirtileri
Önemli bir bulgu olarak, yan etkiler nedeniyle tedaviyi yarıda bırakan hasta olmamıştır. Bu durum, yüksek doz (75 mg) hEGF uygulamasının güvenli bir risk-fayda dengesine sahip olduğunu kanıtlamaktadır.
Tartışma ve Klinik Değerlendirme
Kronik yaralarda büyüme faktörlerinin göreceli eksikliği, iyileşmenin duraksamasındaki ana etkenlerden biridir. Topikal EGF uygulamaları yüksek proteaz aktivitesi nedeniyle etkisini kaybedebilirken, intralezyonal enjeksiyon yöntemi bu kısıtlamayı aşmaktadır.
Heberprot-P kullanımı, standart bakım protokollerine kıyasla granülasyon dokusu oluşumunu hızlandırarak amputasyon riskini minimize eder. Çalışma verileri, tedavinin tam kapanma sağlanana kadar sürdürülmesinin, sadece granülasyon aşamasına kadar süren tedavilere göre daha üstün sonuçlar verdiğini ortaya koymaktadır.
Sonuç
İntralezyonal Heberprot-P uygulaması, kronik diyabetik ayak ülserlerinin tedavisinde güvenli, etkili ve uygulanabilir bir yöntemdir. Multidisipliner bir yaklaşımla ve iyi yara bakımıyla birleştirildiğinde, bu tedavi yöntemi:
- Yara iyileşme süresini anlamlı ölçüde kısaltır.
- Hastanede yatış sürelerini azaltır.
- Amputasyon riskini ve nüks oranlarını düşürür.
- Hastaların yaşam kalitesini artırarak fonksiyonel uzuv kaybını önler.



